Kemer nedir?

Belt, girdle 2. arch, vault 3. aqueduct. Beli çevreleyen ve kuşak gibi birkaç kere sarılmayıp, bir kat sarılarak tokalanan, deriden, çuhadan, kumaştan veya madenden yapılmış kuşak. Kayış kemer, sırmalı kemer gibi. Elbiselerin altına gizli olarak takılan ve içinde para saklamak için cepleri bulunan kemere "para kemeri" veya "altın kemeri" denir. Eskiden yolcular paralarını kemerlerinde taşırlardı. Hayvanların bellerine takılan kemerlere kolan denir. Birçok parçadan kavisli olarak örülen ve iki duvar veya ayağı birbirine bağlayarak kapı, pencere gibi açıklıkların üstündeki ağırlığı yanlardaki ayaklara intikal ettiren mimari unsura da kemer denirkemer

En eski zamanlarda kullanılan ilkel kemer şekli bindirme taşlarla yapılmış sivrice bir kemerdir. Sonraları daha düzgün bir kavis şeklinde yapılmıştır ki buna dairevi kemer denir. Bunun şekli yarım dairedir. Kemerler, üzerine düşen vazifeyi yerine getirebilmek için en uygun şekilde düzenlenirler. Bununla beraber bazen bir devir özelliği olarak karşımıza çıkar ve o devre ait pekçok mimari eserde görülür. bazen da milli bir durum alır, belli bir milletin mimarisinde görülür. Orta çağda revaçta olan sivri kemerin aslı Sümerlerde ve Hititlerde görülür. Sivri kemer Türkler tarafından da benimsenmiştir. Türk mimari eserlerinde kullanılan kemerlerin çoğunluğunu sivri kemer teşkil eder.

Türklerde çok eskiden beri kemer biliniyordu. Orta Asya’da rastlanan bazı eski Türk mabetlerinde kapı

ve pencerelerin üstü kemerli olduğu ve bu kemerin biraz sivrice daire kavsi şeklinde olduğu görülür. Türkler sivri kemeri dairevi kemerden daha faydalı ve üstün görmüşlerdir. Sivri kemer usulü dünyaya Türkistan, İran ve horasan taraflarından yayılmıştır. Bu usulü en ileri götüren Sasanilerdir.

Ahşap yapılarda genellikle kemer kullanılmayıp düz atkı kullanılmıştır. Türkler, görünecek cephe kısımlardaki kemerleri daima mermerden gayet muntazam yontma kemer taşlarıyla yaparlardı. Tuğladan örülen kemerler de vardır.

Kemeri meydana getiren ve hesaplanılarak yontulan taşlara "kemer taşı" denilir. Kemerin üzengilik denilen kısmına oturan en aşağıdaki taşına "üzengi taşı", kemerin tam tepesine konulan kemer taşına da "kilit taşı" denilir. Bu taş diğerlerine nazaran biraz dışarı taşkındır. Üzerinde herhangi bir süsleme bulunabilir. Kemeri meydana getiren kemer taşlarının zemine bakan yüzlerinin meydana getirdikleri yüzeye "kemer karnı". Bunun tam tersine yani kemerin yukarı bakan yüzünde meydana gelen yüzeye ise "kemer sırtı" denilir.

Şekillerine göre pekçok kemer çeşiti vardır. Ana hatlarıyla kemer çeşitleri şöyledir:

Abanık kemer: Üzengi taşları aynı seviyede olmayan yani ayaklarının birisi aşağıda diğeri yukarıda olan kemerlere denir.

Dilimli kemer: Yanyana iki kavisten meydana gelen kemer. Dairevi kemer: Bir dairenin yarısı şeklinde olan kemer.

İkiz kemer: Yanyana yapılan iki küçük kemerden meydana gelen kemer.

Nal kemer: Yarım daireden daha fazla bir kavsi bulunan ve üst kısmı daha geniş olan ve nala benzeyen kemer.

Sıra kemer: Bir sıraya göre yanyana inşa olunan kemerler dizisine denir.

Sivri kemer veya Türk kemeri: Tepe kısmına doğru gittikçe belli bir kavisle daralıp sivrileşen kemer. Ters kemer: Tersine olarak, yani iç bükey kısmı yukarı, dış bükey kısmı aşağı bakacak şekilde yapılan kemer.

Yalancı kemer: Sadece süs maksadıyla kemer şeklinde yapılıp kemer boşluğu bir duvarla örülmüş ve bakıldığı zaman kemer görünüşü veren kemerler. Bunlara "sağır kemer" de denilir. Yıldız kemer: Kenarları yıldız şeklinde zikzaklı hatlardan meydana gelen kemer.

Zafer kemeri: Kazanılan bir savaşın hatırasına, abidevi mahiyette yapılmış kemere denir. Bu tip kemerler, genel olarak "zafer takı" diye bilinirler.

Bunlardan başka kemer çeşitleri arasında, armudi, bağ, yumurta, çatma, dayama, kalkık, kaş, köşeli, tonoz, üçlü, yavru, yayvan ve yay kemer ile Bursa kemeri vardır.

Sözlükte "kemer" ne demek?

1. Bele dolayarak tokayla tutturulan, kumaş, deri ya da metalden yapılan belbağı;
2. Etek, pantolon gibi giysilerin bele gelen bölümü; kemiklerden oluşmuş kemer biçiminde tavan.
3. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak; katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı.

Cümle içinde kullanımı

Bu köprü sekiz kemer üzerinde, dört yüz yirmi dokuz metre uzunluğundadır.
- Sait Faik Abasıyanık

Kemer kelimesinin ingilizcesi

[Kemer] n. belt, waistband, strap, band, arch, archway, vaulting, cincture, cove, cummerbund, fascia, girdle
Köken: Farsça

--Reklam--